Bugun...
Dolar: 3.8269
Euro : 4.6778

Konuk Yazar


İsmail Gürsoy


Facebookta Paylaş









U-MUTSUZLUK
Tarih: 15-05-2017 20:46:00 Güncelleme: 16-05-2017 01:03:00


Saat sabah 6.00. Ve bir anda bir his uyandı içinde. Gözlerini açtı. ‘’Yine mi?’’ dedi kırgın bir ses tonu ile. Kendine sevdalı bir eda ile doğruldu yüreğinin içinden. Pencere kenarına doğru ağır adımlarla gitti. Perdeyi araladı. Camı açtı, baktı ki hava bulutlu kapatmak istedi tekrar ama yağmur başlamıştı.

Ağlayarak uyanmak…

Yine ve yeniden…

Gözlerinden süzülürken yaş, dört mısra söz geldi ta içinden, döküldü dudaklarından;

‘’Yürekte acı hep mi dönüşür göz yaşına,

Bir benim mi gelir bütün dertler başıma, Öyle bir sevdadır ki bu sevinçten münezzeh,

Ruhum bir gün diz çöktürecek naaşıma.

’’ Sonra bir anda yağmur kesildi. Anlaşılan o ki, içindeki his yağmurdan sonra açacak havayı bile kasvetlendirmeye yetmişti. Sonra gergin bir yüz ifadesi aldı acınası mimiklerinin yerini. O his ile görür oldu kalbinin penceresi olan gözlerinden dünyayı.

Doğruldu yataktan, ağır adımlarla geçti pencere kenarına. Perdeyi araladı, camı açtı. Bulutlu bir hava. Önce bir gök gürlemesi, ardından kırık cam parçaları gibi dökülen hafif bir yağmur. Kapatmak istedi sonra camı. Kapattı. Yağmur bir anda kesildi.

Çıktı dışarı. Umarsızca yürümeye başladı. Birkaç kişi geçti yanından boynu bükük. Baktı ki hepsi mutsuz. Gördüğü şey kendi miydi? Yoksa herkes gerçekten mutsuz muydu? ‘’Düşünmeye gerek yok!’’ dedi içinden ve ekledi ‘’Ne fark eder ki ben mutsuzsam?’’. Bir süre amaçsızca bir tepeye doğru yürüdükten sonra, oturak kısmı sökülmüş bir bank gördü. Ankara manzarası olan bir yer. Oturdu banka. Şöyle bir baktı Ankara’ya. ‘’Vay be! Ankara da mutsuz.’’ dedi kendine. İçindeki his ‘’Evet!’’ diye bağırdı onaylarcasına. Gözleri daldı şehir manzarasına, sabahın mahmurluğu ile.

Kelimelere olan ilgisini biliyordu ama, içindeki ses takılı kalmışçasına ‘’Mutsuzluk, mutsuzluk…’’ diye tekrar ediyordu. Onca kelime varken neden tüm ilgisini buna yöneltmişti, bilmiyordu. Kelimeyi düşünmeye ve anlamını sorgulamaya başladı. Mutsuzluk, mutsuz, mut…

Bir konudaki sorunu bulurken temeline inerizya hani o konunun. O da mutsuzluk kelimesinin temeline inmek istedi. Evet. Mut ne demekti? ‘’Bütün özlem ve isteklerin tam ve sürekli olarak yerine gelmesinden duyulan kıvancı simgeleyen bir kelime.’’ ‘’Bütün özlem ve istekler mi? Bir dakika, bir dakika. Yerine gelmesi mi? Tam ve sürekli olarak mı?’’ diye sorarken, ‘’mut’’ un ulaşılması çok zor, ulaşılsa da kalıcılığının imkansız bir şey olduğunu anladı. ‘’Yalan dünyada mutluluk mu olur?’’ gibisinden zırvalara giriyordu ki son anda vazgeçti.

Sabahın soğuğu ve bulutların havada bıraktığı kasvetin etkisi tüm vücudunu sarıp titretirken, bir yandan düşünmeye devam etti. Kendine olan güveni sarsılmıştı. Çok mu şey bekliyordu hayattan? Umduğu şeyler neden olmuyordu? gibi, kendine cevap anahtarı olmayan bir sınav yaptıktan sonra kelimeleri düşünürken, ummaktan umuda, oradan da umutsuzluk kelimesine bir geçiş yaptı. İçinde mutsuzluk barındıran bu kelime ona belki de mutsuzluğun sebebini söyleyecekti. U-mutsuzluk…

Peki umut ne demekti? ‘’Ummaktan doğan iç erinci, güven duygusu.’’ ‘’Evet, evet bir şey daha yakaladım, özgüvenimin sarsılmasının nedeni demek ki umutsuzlukmuş.’’ dedi. Güvensizliğin yolu da umutsuzluğa çıkmıştı.

İçindeki his ile aynı sabaha uyanmıştı, peki o his, aslında kendisi miydi? Kararttığı iç dünyası aynı şekilde hayatına mı yansıyordu?

Biraz sonra, karanlık bir yerden bakmanın her şeyi simsiyah göstereceği kanısına vardı. İçindeki histen kendine, kendinden içindeki hise, sonsuz bir çıkmaza, olumsuz bir dönüşe girmişti her şey. Mıknatıs gibi birbirini çektiğini düşündü tüm olumsuzlukların. O sırada, sanki ilham gelmiş gibi, cebinden yanında taşıdığı not defterini ve dolma kalemini çıkardı. Kağıdın üzerine büyük harflerle U-MUTSUZLUK yazdı. U’nun altına bir dik çizgi çekti. Evet, şimdi görüyordu. Umutsuzluk adeta mıknatıs gibi mutsuzluğu çekiyordu. Gülümsedi. O sırada güneş bulutların arasından yüzünü gösterdi. İçini sıcacık İlahi bir sevgi kapladı. İçindeki his gözlerinden sıcak sıcak damlalar halinde dışarı taştı. Derin bir huzur deryasında hissetti kendini. Kendine olan sevdası o anda tamamen dışarıya dönmüştü. Ankara’nın kendine gülümsediğini hissetti. ‘’Vay be! Ankara.’’ dedi, gülümsedi.

Sevginin yapıştırıcı bir güç olduğunu biliyordu ama umutsuzluk ile mutsuzluğu birbirinden uzaklaştıran ve yok eden bir güç olduğunu şimdi anlamıştı. Bacak bacak üstüne attı. Bir kibrit sigarasına, bir kibrit de U-MUTSUZLUK yazan kağıda çaktı. ‘’Allah.’’ diye bir iç çekti. Gülümsedi. Gülümsedi… 





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • Suriyeli ressam Abdalla al Omari'den "Dünya Liderleri Mülteci Olsaydı"
    Suriyeli ressam Abdalla al Omari'den
  • Hepsi Birbirinden Güzel 20 Fotoğraf!
    Hepsi Birbirinden Güzel 20 Fotoğraf!
  • Erdoğan ve Trump Görüşmesi
    Erdoğan ve Trump Görüşmesi
  • Güzel Bir Çalışma
    Güzel Bir Çalışma
  • Bebişler
    Bebişler
  • Yurdum İnsanı
    Yurdum İnsanı
  1. Suriyeli ressam Abdalla al Omari'den "Dünya Liderleri Mülteci Olsaydı"
  2. Hepsi Birbirinden Güzel 20 Fotoğraf!
  3. Erdoğan ve Trump Görüşmesi
  4. Güzel Bir Çalışma
  5. Bebişler
  6. Yurdum İnsanı
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Mehmetçik 42 gündür aralıksız operasyonların sürdüğü Kato Dağı'nda kayak yaptı.
    Mehmetçik 42 gündür aralıksız operasyonların sürdüğü Kato Dağı'nda kayak yaptı.
  • Sarı-Bel: Bağ bahçe işlerinizin yeni yardımcısı
    Sarı-Bel: Bağ bahçe işlerinizin yeni yardımcısı
  • Devletin Verdiği Kitabı Nasıl Yırtarım Diye Ağlayan Küçük Kız
    Devletin Verdiği Kitabı Nasıl Yırtarım Diye Ağlayan Küçük Kız
  • ABD'de PKK'lılara Meydan Dayağı
    ABD'de PKK'lılara Meydan Dayağı
  • Adam Gayet Rahat Tavırlarla Yılan Besliyor
    Adam Gayet Rahat Tavırlarla Yılan Besliyor
  • MİLYONERDE AĞLATAN YARIŞMACI ESKİ JÖH NAİL ERDOĞAN SONUNA KADAR İZLEYİN
    MİLYONERDE AĞLATAN YARIŞMACI ESKİ JÖH NAİL ERDOĞAN SONUNA KADAR İZLEYİN
  1. Mehmetçik 42 gündür aralıksız operasyonların sürdüğü Kato Dağı'nda kayak yaptı.
  2. Sarı-Bel: Bağ bahçe işlerinizin yeni yardımcısı
  3. Devletin Verdiği Kitabı Nasıl Yırtarım Diye Ağlayan Küçük Kız
  4. ABD'de PKK'lılara Meydan Dayağı
  5. Adam Gayet Rahat Tavırlarla Yılan Besliyor
  6. MİLYONERDE AĞLATAN YARIŞMACI ESKİ JÖH NAİL ERDOĞAN SONUNA KADAR İZLEYİN
VİDEO GALERİ
YUKARI